ا (Elif): A, E seslerini okutur.
ب (Be): B sesi (Bazen Türkçe kelimelerde P için de kullanılır).
پ (Pe): P sesi (Farsçadan geçmedir, üç noktalı be).
ت (Te): T sesi (İnce sesli kelimelerde tercih edilir).
ث (Se): S sesi (Arapça kökenli kelimelerde peltek s'dir).
ج (Cim): C sesi.
چ (Çim): Ç sesi (Farsçadan geçmedir, üç noktalı cim).
ح (Ha): H sesi (Gırtlaksı H, Arapça kelimelerde olur).
خ (Hı): H sesi (Hırıltılı H, Arapça kelimelerde olur).
د (Dal): D sesi.
ذ (Zel): Z sesi (Arapça kökenli kelimelerde peltek z'dir).
ر (Re): R sesi.
ز (Ze): Z sesi.
ژ (Je): J sesi (Farsçadan geçmedir, üç noktalı re).
س (Sin): S sesi (İnce sesli kelimelerde tercih edilir).
ش (Şın): Ş sesi.
ص (Sad): S sesi (Kalın sesli kelimelerde kullanılır; Sarı gibi).
ض (Dad / Zad): D, Z sesi (Arapça kelimelerde gelir; Ramadan -> Ramazan gibi).
ط (Tı): T sesi (Kalın sesli kelimelerde kullanılır; Taş gibi).
ظ (Zı): Z sesi (Kalın sesli Arapça kelimelerde kullanılır).
ع (Ayn): Arapçada gırtlak sesidir, Türkçede ünlü düşmesi veya uzatma yaratır.
غ (Gayın): G, Ğ sesi (Kalın sesli kelimelerde kullanılır; Ağa gibi).
ف (Fe): F sesi.
ق (Kaf): K sesi (Kalın sesli kelimelerde kullanılır; Kan gibi).
ك (Kef): K, G, Ğ, Y, N seslerini alabilen çok işlevli harftir.
گ (Gef): G, Ğ sesi (İnce sesli kelimelerde kullanılır; Göz gibi).
ڭ (Sağır Kef / Nef): N (ñ) sesi (Genizden gelen n sesidir; Senin, Baña gibi).
ل (Lam): L sesi.
م (Mim): M sesi.
ن (Nun): N sesi.
و (Vav): O, Ö, U, Ü, V seslerini karşılar (Hem asıl harf hem okutucudur).
ه (He): H, E, A seslerini karşılar (Kelime sonunda E/A okutan meşhur harftir).
لا (Lamelif): La hecesini okutur (Lam ve Elif'in yan yana gelmesiyle oluşur).
ى (Ye): I, İ, Y seslerini karşılar (Hem asıl harf hem okutucudur).
Osmanlı Türkçesi metinlerini incelerken veya bu dildeki kelimeleri anlamlandırmaya çalışırken karşımıza çıkan en önemli konulardan biri Arapça kelime kalıpları, yani vezinlerdir. İlk bakışta karmaşık görünen bu sistem, aslında kendi içinde kusursuz bir matematiksel mantığa sahiptir. Bu mantığı kavradığınızda, yabancı gibi duran yüzlerce kelimenin aslında aynı kökten türediğini ve aynı formülle kurulduğunu fark edersiniz.
Arapça kökenli kelimelerin neredeyse tamamı, genellikle üç harften oluşan bir ana köke dayanır. Bu kök harflere "Sülasi Kök" adı verilir. Dil bilimciler, tüm kelimelerin kalıplarını tek bir standart üzerinden açıklayabilmek için formül olarak F-E-L (ف - ع - ل) harflerini seçmişlerdir.
Sistem şu şekilde işler: Karşılaştığınız bir kelimenin içindeki sesli harfleri ve sonradan eklenen ekleri (ziyade harfleri) zihninizde ayıkladığınızda elinizde üç ana ünsüz harf kalır. Bu üç harfi sırasıyla ف (F), ع (A) ve ل (L) harflerinin yerine koyduğunuzda, kelimenin hangi kalıptan (vezinden) çıktığını ve dolayısıyla nasıl bir anlam kazandığını kolayca bulabilirsiniz.
İşte bu mantığı tam olarak kavramayı sağlayacak, günlük hayatta ve edebi metinlerde en sık karşımıza çıkan örnekler:
Kâtip (كاتب) Bu kelime, bir şeyi yazan kişi anlamına gelir. Kelimenin içindeki ekleri temizlediğimizde geriye kalan asıl kök harfleri K-T-B, yani "Ketebe" (yazdı) köküdür. Kök harflerini formülümüzdeki yerlerine koyduğumuzda (K harfi F yerine, T harfi E yerine, B harfi L yerine geçer), kelimenin vezninin Fâil (فاعل) kalıbı olduğunu görürüz. Bu kalıp, işi yapan kişiyi (özneyi) gösterir.
Mektup (مكتوب) Yazılmış olan belge anlamına gelen bu kelime de tıpkı kâtip gibi K-T-B (yazmak) kökünden türemiştir. Kelimenin başına gelen "m" sesi ve aradaki uzatma harfi ek unsurlardır. Formüle yerleştirdiğimizde, kelimenin kalıbının Mef'ûl (مفعول) olduğunu rahatça bulabiliriz. Bu kalıp ise yapılan işten etkilenen nesneyi ifade eder.
Muallim (معلم) Öğreten, öğretmen anlamına gelen bu kelimenin asıl kökü İ-L-M, yani "İlim" (bilmek) kelimesidir. Kelimenin başındaki "mü" eki ve ortadaki harfin şeddeli (çift) okunması kalıbın birer özelliğidir. Kök harflerini yerleştirdiğimizde kelimenin vezni Müfa''il (مفعل) olarak karşımıza çıkar.
İnfilak (انفلاق) Patlama anlamına gelen bu kelimenin özü ve kökü F-L-K (yarmak, çatlatmak) harflerine dayanır. Kelimenin başına gelen "in" eki yapıya bir dönüşlülük veya kendi kendine olma anlamı katar. Bu doğrultuda kelimenin kalıbı İnfiâl (انفعال) kalıbıdır.
İstihraç (استخراج) Bir şeyi dışarı çıkarma, üretme anlamına gelen bu kelimenin kökü H-R-C, yani "Huruç" (çıkmak) kelimesidir. Başına gelen "isti" eki, genellikle bir şeyi istemek veya bir işi yoğun bir şekilde yapmak anlamı kazandırır. Harfleri formüle döktüğümüzde kelimenin vezni İstif'âl (استفعال) kalıbı olarak netleşir. [1], [3]
بِـ (Bi-): İle, -li, -lı anlamı katar. Örnek: باعتبار (Bi-itibar -> İtibarlı, hürmetli)
بىـ (Bî-): -siz, -sız (Olumsuzluk). Örnek: بىچاره (Bî-çare -> Çaresiz), بىباك (Bî-bâk -> Korkusuz)
باعـ (Bâ-): İle, sahip (Olumlu). Örnek: باوفا (Bâ-vefâ -> Vefalı)
ناـ (Nâ-): Değil, -me, -ma (Olumsuzluk). Örnek: ناحق (Nâ-hak -> Haksız), نامعلوم (Nâ-malum -> Bilinmeyen)
درـ (Der-): İçinde, de/da hali. Örnek: درسعادت (Der-saadet -> İstanbul için kullanılır, "Saadet kapısı içinde")
Farsça "Ve" anlamına gelen Vav (و) bağlacının okunuşu, kendinden önceki kelimenin son harfine göre değişir:
Sert / Sessiz Harfle Biterse: Sadece "u / ü" diye okunur ve bir önceki kelimeye bağlanır.
Örnek: Ferhat (t ile bitiyor, sessiz). فرهاد و شيرين -> Ferhat u Şirin okunur.
Örnek: Dert (t ile bitiyor). درد و غم -> Derd ü gam okunur.
Sesli Harfle (Elif, Vav, Ye, He) Biterse: Araya kaynaştırma gelir ve "vü / vu" diye okunur.
Örnek: Leylâ (Elif ile bitiyor, sesli). ليلى و مجنون -> Leylâ vü Mecnun okunur.
Örnek: bende (He ile bitiyor, sesli). بنده و مخدوم -> Bende vü mahdum okunur. [1], [2], [3]
Arapça günler "Pazar" gününden başlar. Çünkü Pazar "birinci gün" demektir.
1: واحد (Vâhid)
2: اثنان (İsnân)
3: ثلاثة (Selâse)
4: أربعة (Erbaa)
5: خمسة (Hamse)
6: ستة (Sitte)
7: سبعة (Seb'a)
8: ثمانية (Semâniye)
9: تسعة (Tis'a)
10: عشرة (Aşara)
Pazar: الأحد (el-Ehad)
Pazartesi: الإثنين (el-İsneyn)
Salı: الثلاثاء (es-Sülâsâ)
Çarşamba: الأربعاء (el-Erbiaa)
Perşembe: الخميس (el-Hamîs)
Cuma: الجمعة (el-Cuma)
Cumartesi: السبت (es-Sebt)
Farsça günler Cumartesi'den (Şenbe) başlar. Diğer günler "Şenbe"ye sayı eklenerek yapılır.
1: يك (Yek)
2: دو (Du)
3: سه (Sih)
4: چهار (Cehâr)
5: پنج (Penc)
6: شش (Şeş)
7: هفت (Heft)
8: هشت (Heşt)
9: نه (Nuh)
10: ده (Deh)
Cumartesi: شنبه (Şenbe)
Pazar: يكشنبه (Yekşenbe)
Pazartesi: دوشنبه (Duşenbe)
Salı: سهشنبه (Sihşenbe)
Çarşamba: چهارشنبه (Cehârşenbe)
Perşembe: پنجشنبه (Pencşenbe)
Cuma: آدينه veya جمعه (Âdîne / Cuma)
Muharrem: محرم
Safer: صفر
Rebiülevvel: ربيع الأول
Rebiülahir: ربيع الآخر
Cemaziyelevvel: جمادى الأولى
Cemaziyelahir: جمادى الآخرة
Recep: رجب
Şaban: شعبان
Ramazan: رمضان
Şevval: شوال
Zilkade: ذو القعدة
Zilhicce: ذو الحجة
Ebced, Arap alfabesindeki harflerin sayısal değerleridir. Kodlaması şöyledir: Ebced, Hevvez, Huttî, Kelemen, Sa'fes, Karaşet, Sehaz, Dazığ.
Not: Türkçe'ye özgü olan ç (چ), p (پ) , g (گ) gibi harfler ebced hesabında asılları olan c (ج), b (ب), k (ك) harfleriyle aynı değerde (3, 2, 20) kabul edilir.
ا (Elif): 1
ب (Be): 2
ج (Cim): 3
د (Dal): 4
ه (He): 5
و (Vav): 6
ز (Ze): 7
ح (Ha): 8
ط (Tı): 9
ي (Ye): 10
ك (Kef): 20
ل (Lam): 30
م (Mim): 40
ن (Nun): 50
س (Sin): 60
ع (Ayn): 70
ف (Fe): 80
ص (Sad): 90
ق (Kaf): 100
ر (Re): 200
ش (Şın): 300
ت (Te): 400
ث (Se): 500
خ (Hı): 600
ذ (Zel): 700
ض (Dad): 800
ظ (Zı): 900
غ (Gayın): 1000
↑ [1] Prof. Dr. Muharrem Ergin, Osmanlıca Dersleri, Boğaziçi Yayınları.
↑ [2] Prof. Dr. Hayati Develi, Osmanlı Türkçesi Kılavuzu, Kitabevi Yayınları.
↑ [3] Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Osmanlı Türkçesi Grameri, Alfa Yayınları.